Ana içeriğe atla

Karanlıkta Işık Aramak Boşa

 Çok yürüdüm ne kadar yürüdüm bilmiyorum

Ayaklarımı artık hissetmiyorum 

''Oralar çok ıssız bak kaybolursun'' diyenlere aldırış etmeden

Yürüdüm,bıkmadan yorulmadan ışığı bulacağım ümidiyle

Sonra küçük bir parlaklık hissettim avcumun içinde

Aradığım ışık aslında avuclarımdaydı

Karanlıkta yürümek boşunaydı

Sonra avcumu kaldırdım başımdan yukarıya

İlk biraz korktum çünkü ne göreceğimi bilemiyordum

Ama avcumun aydınlattığı kadar göreceğim için karanlıktan korkmamaya başladım

Aydınlattığı kadardı benim dünyam 

Sonra daha ileriye gittim hep ileriye

Bir ışığa ihtiyaçım yoktu karanlıkta yolumu bulmak bana kalmıştı

Sonra ışığımın yetersiz olduğunu farketmeye başladım 

İşte o an büyük bir umutsuzluk kapladı yüreğimi

Ne zaman sona ermişyi bu ışığın kaynağı

Neden eskisi gibi tatmin etmiyordu yol

Benzer yerlerden geçimiyordum oysa

Sorun sadece kendi küçük bölgemi aydınlatmaktı

Oysa gidersem uzaklaşırsam kocaman bir dünya bekliyordu 

Ben artık avcumun içindeki kaynağı kullanmak yerine

Dünyanın ışığını kullanmak istiyordum.

Bazen yapamadığım

Bazen yapabildiğim

Bazen yapmak için beklediğim bir günde

Dünyanın başka bir yerinde aydınlığa kavuşmaya...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vaktin varken SEV

Vaktin varken sev, Korkma duygularından sadece yaklaş Yargılama kendini aynalarda sadece inan Kalbin varken hisset sıcaklığını saflaş biraz Çiceklerden yol yap sevgine ve sakın geri dönme Vaktin varken sev, Bir tekrarı daha olmayacak çünkü Bak bir kelebek daha öldü Bu kez kalbinin götürdüğü yere git. Sorma sorgulama sadece git. Vaktin varken sev Koru sımsıkı sar aşkı kaybetme sakın Vedalar acıtsada,korkma ağlamaktan Hadi yaklaş şimdi başlıyor aşk......

Yalnızlık Değil Derdim

Yalnızlık hiçbir zaman derdim olmadı. Sizin 'yalnızlık' diye tanımladığınız şey, benim için kendimi dinlemektir. Esas yalnızlık, kimseyle sevgi paylaşamamaktır; sizi dinleyecek, anlayacak, kahvenize eşlik edecek birinin hayatınızda olmamasıdır. Bu büyük bir yalnızlık olurdu ve inanılmaz çekilmez bir hayat olurdu. Esas sorun, sevgisizlikten gelmektedir. İnsanların duvarlarından, buz kesmiş kalplerinden. Herkes mi bu kadar kötü olur? Çoğunluk evet. Unutmamalıyım ki muhtemelen ben de bir başkası için "kötü" biriyim. Burada görecelik devreye giriyor ama esas konumuza dönersek; yalnızlık değil derdim. Sevgisizlik, en büyük korkum; sevgisiz kalmak ne büyük bir acıdır. Susuz kalmış bir ağaç gibi hissedersiniz, çaresizce yağmuru beklersiniz. Paylaşmayı bilmemek, aslında en büyük sorun. Birbirimizle olan iletişim, en büyük nedeni... En büyük hediye, aşık olmaktır bu yaşamda. En derinliklerinize kadar hissettiğiniz o korkunç his, ah, ne hoştur... Ne geldiği, ne de gittiği zaman...

Aşkın Tarifi

Küçük bir heycanla başlar herşey onu görünce gözleriniz daha çok acılır sebebsiz yere kalbinizin hızlı attığını hissedersiniz dudaklarınız kurur bir tek kelime bile edemezsiniz işte bunları hayatınızda bir kez olsun hissettiyseniz sizde Aşk nedir biraz olsun biliyorsunuz demektir.Hiç olmayacak kişilerle hayallere dalmak sonra pişmanlığınızla kendi kendinizi dram filmlerini izleyip ağlarken bulursunuz koltuğunuzda fakat birde bu aşkın diyer yüzü var karşılıklı umutlu bir aşk işte o zaman daha çok anılarınız sahne alır hayallerinizden çok duygularınız hayat bulur bir dokunuşla bir cümleyle ve kalbinizin atışları bu kez huzura ve mutluluğa izin verir hiç bitmeyecek bir hikaye başlar sizin için her hikayede olduğu gibi bazen hüzünlü bazen sevinçli devam eder sonu mutlu biter  demek çok isterdim fakat bu hikayede herşey çok acımasız yaşanır sevinçiniz de üzüntünüzde çok derinlerde hissedersiniz işte bu nedendir ki milyonlarca şarkının,filmin,sanatın kısacası hayatımızın her dakik...