Kayıtlar

Kendini Tanıyor musun ?

Çocukluğumuzdan itibaren bir saçma maratonun içinde buluyoruz kendimizi.Okuma yazma öğrenme sonra mutlaka ingilizce öğrenmeye başlamak ardından iyi derece ama kariyer olarak düşünmemen gereken bir müzik aleti çalmak Mutlaka her zaman komşunun çocuğundan daha iyi notlar almak ve üniversitede komşunun çocuğundan daha zor bir bölümde okumak.Okul bitti nişanlanmak,evlenmek ve klasik hikayelere,gelenek görenek dedikleri kalıplaşmış o tuğla yığınlarının bir parçası olmak.Tüm bunlar mecburi yaşananlar.Tüm bunların dışında hayatın önemli bir kısmını kaçırıyoruz.Kendimizi tanımak .Kendimizi bedenimizi ne kadar iyi tanıyoruz ? Benliğimizi,arzularımızı biliyor muyuz ? yoksa annem en iyisini bilir mi diyorsun ? O zaman üzgünüm sen çoktan tuğla olmuşsun bile.Kendini bulmak keşfetmek sonsuza kadar süren bir süreç ama keyifli her yaşadıklarından kendine ait bir parça bulmak ve tüm parçaları birleştirmeyi başarınca aslında kendimizi keşfetmiş oluyoruz.Tüm kalıpların dışına çıkmak gerek kendimizi bul…
Aşk gidip geliyor bu aralar....
Ne o farkında ne yaptığının ne ben hislerimin
Sadece zannettiklerime kalbimin kapılarını aralıyorum,
Yanlış olduklarını anlayınca yine geliyo karanlık akşam
Sonra zaman geçiyor alışıyorum devam ediyorum.....

aşk uykusundan ne zaman uyanır ?

Aşk uykusundan ne zaman uyanır ?
Tekrar kalbimin yanması gerek.
Aklım her ne kadar engellemeye çalışşsada,
Söz geçirmek istemiyorum kalbime.

Aşktan daha büyük bir kelime var mı ?
Bulabilir misiniz seni seviyorumdan daha güzel bir cümle
Hissettirebilir misiniz aşktan daha güçlü bir duyguyu bana
Yaşatabilir misiniz aşkın sarhoşluğunu,aynı tadı verebilir misiniz ?
Aşkı özlediğim deliler gibi hasret çektiğim günleri silebilir misiniz ?
Geri alabilir misiniz kalbimi unuttuğum yerden bana getirebilir misiniz ?

Eğer bunu başarabilirseniz belki yeniden yeni bir günde sevebilirim bende.
Sıcak küllerin kaldığı aşktan yinede yaşamayı deneyebilirim.
İnandırabilirseniz sevginize sizide sevebilirim belki
Belki diyorum şimdilik çünkü  kendime bile güvenemiyorum...
Sizide korkutmak istemem aşk konusunda ama 
Hep cinayetle son bulur aşklar 
Yok olur umutlar 
Ama yinede devam ederler yürümeye 
Çünkü hayat bir an bile durup beklemez


Bana göre Hayat

Hayat bir hikaye insanlar hikayenin baş karakterleri tek bir kuralı var sadece bir KEZ yer alabiliyoruz hikayede.Tekrarı yok yani (ona göre yaşamak lazım) Nasıl yaşıyorsunuz ? Nelere inanıyorsunuz ? Nasıl inanıyorsunuz ?  bunlar çok önemli.Aslında hikayemin tam olarak neresinde olduğumu bilmiyorum.Yaşadıklarımdan yada tanıdığım insanların bana öğrettiği şu; Hayat bildiği gibi oynar ve hiç birşey umrunda değil.Hayatı olduğu gibi geldiği gibi yaşayıp şekil vermek gerekir.İnsanlara gelince (biraz fazla eleştirmem gerek).İnsanlara gereğinden fazla değer vermeyin.Kimse sizden daha değerli değil İlk önce kendinizi sevin sonra başka insanıda seversiniz ama öyle tüm kalbinizi vermeyin sadece kalbinizin olduğunu,onun için ısındığını hissettirin yeter fazlasına  gerek yok hak eden yok.Sıkılıncaya kadar devam et ne olmasa gerçekten aşktan sevgiden anlayan yok romeo ve juliet ile birlikte yok oldu  aşk (bunu yazarken nil karaibrahimgilden bu mudur şarkısını dinlemek ayrı bir ilginç oldu)  Eskisi 
İnsanlar çok sevgi diye bağıran koşan insanlar çok
Hadi gel sev diyince gelen kimse yok
Aşkı çoktan öldürdük külü bile kalmadı ki
Böyle olmaz böyle yaşanılmaz ki
Artık eskisi gibi olamaz ki
Olmaz yaşanılmaz artık.

Hasret baka kalan aşksız kalpler çok
Aşkın kirletildiği bedenler çok
Böyle olmaz böyle yaşanılmaz ki
Sevgi nerde hani bulabilen yok ki
Artık eskisi gibi olamaz ki
Olmaz yaşanılmaz artık.


Yıllardır yürümekten çekindiğim yoldan yürümeğe karar verdim. Yol iyice değişmiş gibi geldi ilk başta delice yürüyordum. Ağaçlar,çiçekler,yol kenarındaki terk edilmiş duraklar... Güneş yolumu aydınlatmakla kalmıyor aynı zamanda içimide ısıdıyordu. Birden hiç farkında olmadan birşey çıkı verdi karşıma. Kocamandı,dünyayı yok edecek büyüklükteydi ilk önce çok korktum bu şey nedir diye Başımı kaldırıp baktığımda karşımdaki kocaman şeyin adı Aşktı. Unutmuştum nasıl birşey olduğunu Şaşkınlığımı gizleyemedim ve aptal gibi hissettim. O kocaman aşk karşıma çıktığında sarhoş gibi hissettim kendimi. Güneşle birlilkte kahkalarımıza ağaçlar,çiceklerde eşlik ediyordu. Çok geçmeden birden bulutlar geliverdi ve sağnak yağmur başladı. Aşk birden bire yok oldu karşımdan tüm ışıldısıyla gitti. Ardında güzel bir his bıraktı o kadar . Güneş tüm gücüyle savaştı bulutlarla aralarından sıyrılıp çıktı  Beni aradı gözleri iyimiyim diye kontrol etti Biraz ıslanmıştım o kadar ama aşkı gördüğüm için mutluydum. Aşk yine gitmişti …
Hep burda olanlar.Hiç bir yerden gelmeyenler ve gitmeyecek olanlar ?
Yolculğun son durağına geldiğine inananlar nasıl olacak ve nefes alacaklar ?