Ana içeriğe atla

Mutluluk Oyunu




Gülümsemek insanlar arasındaki ilişkinin en önemli birinci adımı güzel bir tebessümle etkileyemeyeceğiniz kişi yoktur.Hep neşeli görünmeye çalışırız yaşam sevinçiyle doluyuz pozitif enerjimizle herşeyin düzgün gitmesini isteriz.Etrafımızdaki dostlarımıza arkadaşlarımıza aslında oscarlık bir oyun sergileriz neşeli gibi görünen insanların içinde sakladıkları büyük acıları vardır aslında acılarını kalplerine gömerler yaralarının kanamalarından korkarlar çünkü çok zor kapanmıştır o yara tekrar kanarsa güçlenemezler diye korkarlar Hayattan vazgeçmek istemezler mutlu olmak oyununu oynarlar.Bu oyunun kuralı sadece gülümsemektir.Her koşulda sadece gülümsemek ve hiç durmadan yaşamaya çalışmak durursanız canınız yanar hemde çok mutluluk oyununda arkadaşlarınızın aşklarına büyük sevinç duymak zorundasınız onlar insanın yaşadığı en güzel duyguyu yaşarken onlara samimi ve içten bir gülümsemeyle bakmanız gerekir.Bu oyunu oynamak çok zordur aslında fakat bu oyunu oynamayı başaranlar bir süre sonra acılarını unutacak yolu bulurlar.Kimileri gelir kimileri gider hayatımızı en çokta ümitle beklediklerimiz acıdır kalbimizi ama dediğim gibi bu oyunda hep gülümsemeniz gerekir.“ Dünya bir oyun sahnesi, bizler birer oyuncuyuz... Bütün erkekler ve bütün kadınlar, sırası geldiğinde girerler ve çıkarlar bu oyun sahnesine...” W.Shakespeare

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vaktin varken SEV

Vaktin varken sev, Korkma duygularından sadece yaklaş Yargılama kendini aynalarda sadece inan Kalbin varken hisset sıcaklığını saflaş biraz Çiceklerden yol yap sevgine ve sakın geri dönme Vaktin varken sev, Bir tekrarı daha olmayacak çünkü Bak bir kelebek daha öldü Bu kez kalbinin götürdüğü yere git. Sorma sorgulama sadece git. Vaktin varken sev Koru sımsıkı sar aşkı kaybetme sakın Vedalar acıtsada,korkma ağlamaktan Hadi yaklaş şimdi başlıyor aşk......

Egomuzu Besleme İhtiyaçı

Neden sürekli birileri tarafından övgüler almak isteriz ki Bu neyi ispatlar ? Kimse kendi kendine kim olduğunun farkında değil mi ? Yoksa herkes kendi gerçeği arkasında hayalindeki o kişi gibimi yaşamaya çalışıyor Sanırım kendimizi sevmememizden kaynaklanıyor olabilir. Sırf övünmek yada farklı üşündüğümü belirtmek için söylemiyorum ama ben kendi yeteneklerimle ilgili övgü almaktan yada kendi yeteneklerimiz eşsiz benzersiz göstermekten hoşlanmam ve hiç bir zamanda bunu yapmamaya çalışırım.Ego beslemek gereksiz tehlikeli bir şey gibi geliyor bana her zaman.Fakat şunun farkındayım ki genel olarak insan övülmeyi ister o birşekilde bir ihtiyaçtır.Sürekli birilerine kendimizi ispatlamak için uğraşırız nedensiz ve amaçsız birşekilde.Bunun en büyük sebebi bence toplumumuzun bakış açısında Herkes kuşkusuz bu durumu yaşamıştır.Lise son sınafa gelindiğinde herkes hayalindeki mesleği söylediğinde yakın çevremiz ve hocalarımızda dahil Doktorluk tercih edenler sanki yerçekimini yeniden bul...
  Karanlık kördü. Tek bir ışık kalmadı çöktü. Adım çoğalmadan karanlıkta,Bak en derinlere bul beni. Sesim yok oldu boşlukta,Zaman yuttu bedenimi kayboldum. Azalırken nefesim,Çığlıklarımı duyan olmadı. Ruhum kalamadı bedenimde. Oysa yol almamış hayallerim, Bilmiyordum aşkı sevdayı,geldi kopardı teker teker. Tozu bile kalmadı,kurtulamadım. Dualarda kurtulur muyum   dersin ? Annemin gözyaşları yol oldu hayallerime Ben çoğaldım herkesin gözlerinde Bir soru şimdi başucumdaki adamın dilinde Hakkımı soruyorlar hiç alamadım oysa Söylesene 10 yıllık mıydı hakkım dedim Azrail bakamadı yüzüme Aldım mı payıma düşeni ? Döner mi karanlıklar aydınlığa Bir avuç bulut olur mu bedenim Yoksa bitti mi hikayem.