Ana içeriğe atla

Depresyon Dayım Bunalım Amcam

Evet kabul ediyorum ,kötü bir espiri ama ''Hayat zaten kötü espiriler yapmayı sever'' diyerek felsefede yapabilirim.Neler çekiyoruz nelerden kimlerden vazgeçiyoruz saçma seçimler pişmalıklar ve bir sürü gereksiz depresif anlar. Sonuç ? Çoğu insan için fazla çikolata ve yemek yemekten dolayı fazla kilo yaza yakın ölümcül diyet başlangıçları ,diğerleri için depresyondayken yemek yemediği için güzel yanı kilo verme (nasıl başarıyorlarsa) Birde tabi ulaşmak istediğimiz hedefler için vazgeçtiğimiz yada görmezden geldiğimiz ve bir böcek gibi ezdiğimiz bir sürü şirin insanlar sonra tabi tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanı hesabına dönüyoruz o ezdiğimiz görmezden geldiğimiz insanları istiyoruz yanımızda dönüp baktığınızda eğer sizi bekleğen birileri varsa inanın çok şanslı birisiniz ve o bekleyen kişiye bir kene gibi yapışmalısınız çünkü herkes o kadar şanslı değil.Diğer yandan egonuz artabilir ''Yaşasın beni seven her ne yapsam kabul eden birileri var'' diyerek ki bir yönden haklısınız.Yazı çok tuaf bir yere gidiyor ve tuaf bir sonu olacak farkındayım ama şunu bilmek gerek.Hayat espiri anlayışı inanılmaz kötü olan bişey ve her ne yaparsa yapsın çok fazla gülen yok evet bazen bayıltana kadar güldürebiliyor ama sonra acısını çıkarıyor emin olun.Sonuç olarak değer bilmek insanı değerli kılar çevrenizdeki dostlarınıza kankilerinize bebişlerinize....(artık başka takma isim varsa bilemem benim bildiklerim bu kadar) o süper insanlara iyi bakın sevin koruyun ki etki tepki olsun sizede sevsinler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belki dünya insan olsaydı, "Yine geldim amaçsız bir dönüş" diye fısıldayabilirdi

Ne olduğunu anlamadan geçen koca bir 365 gün... Belki dünya insan olsaydı, "Yine geldim amaçsız bir dönüş" diye fısıldayabilirdi. Bizde yeni umutlarla toz pembe birkaç saat yaşayalım diye, yemeler içmeler, birkaç havalı story atmak için girdiğimiz bir savaşın içindeyiz. Hayallerimizi dövizin hızına kaptırmışız. Belki yetişebiliriz, belki ucundan yakalayabiliriz. Geçtiğimiz yıl, çok fazla başkaları adına utandığımız, insanlığımızı sorguladığımız bir yıl oldu. Yorucu ve yıpratıcıydı, fakat aynı zamanda ışıklı dört mevsimi de hissettirdi bize. Kendi savaşımın içinde bir adım daha ileriye gittiğim bir yıldı. Çok şey değiştirebildim mi hayatımda? Bazen evet, bazen hayır. Hoşlandığım çocuğun bana yazmaması canımı yaktı, ama Lady Gaga'nın "Kariyeriniz bir sabah uyandığınızda sizi sevmediğini asla söylemeyecek" sözünü hatırlayıp, yoluma daha sıkı sıkı tutundum. 30 yaşın verdiği zorunlu bir olgunlukla birlikte, tahammül sınırlarımız azalıyor. İnsanlara karşı daha az taha

Vaktin varken SEV

Vaktin varken sev, Korkma duygularından sadece yaklaş Yargılama kendini aynalarda sadece inan Kalbin varken hisset sıcaklığını saflaş biraz Çiceklerden yol yap sevgine ve sakın geri dönme Vaktin varken sev, Bir tekrarı daha olmayacak çünkü Bak bir kelebek daha öldü Bu kez kalbinin götürdüğü yere git. Sorma sorgulama sadece git. Vaktin varken sev Koru sımsıkı sar aşkı kaybetme sakın Vedalar acıtsada,korkma ağlamaktan Hadi yaklaş şimdi başlıyor aşk......

+20 Yaş Sendromu

          Hani vardır ya böyle artık aynalara baktığınızda eskisi gibi değilsinizdir nerde o eski günler dersiniz aslında 40'lı yaşlarda söylemeye başlarsınız ama 20 'li yaşlarda da söylemeye başladık biz.Lisede sınıfınızdaki en ilginç (burda ilginç darken aslında en kötüsünü söylüyorum) çiftin sizden once nişanlandığını duymak yada artık doğum günü partileri yerine nişan,düğün partilerine davet edilmeye başladığınız an işte o an 20'li yaş sendromu başlamış oluyor.Daha siz doğru düzgün bir ilişki yaşayamıyorken rekor ilişki süreniz 6 ayı geçmiyorken diğer arkadaşlarınızın nişan törenine gitmeniz insanda hafif bir depresyon ve ufaktan Halil Sezai dinleyerek (ki hiç sevmem) İsyan etmenize sebeb olabilir.Hayallerinizin artık gerçekten saçma olduğunu anladığınız ve çok az bir kısmını gerçekleştirmek için uğraştığınız dönemdir.Aslında hepsini isteseniz gerçekleştirirsinizde arada bir aşk gelince birde evde kalma durumu oluşmaması için biraz olsun vazgeçersiniz.Zate