ilk gittiğin zamanlar çok kalabalıktı ev gelen giden bir sürü kalabalık bir sürü yüz ve bir sürü dua.Herkesin tek yapabildiği klasik sözler söylemekti.Yalnız hissettirmemeye çalışmak iyi olman için yardım ediyorlarmış gibi görünüyorlardı.Zaman geçtikçe gerçek kalabalığın yerini yine yalnızlık aldı birde onun yanında boş koltuk,yatak,gözlükler,saat,35.sayfasına kadar okunmuş kitap.Hiç birine dokunmalarına izin vermedim veremezdim.Çünkü senin birer parçaların onlarla beraber odanda bizimle.Şimdi zaman çabucak geçti aylar oldu ayrılalı yollarımız.Kahkahalarım eksik fakat gülmeğe devam etmek zorundayım oyunu bozarsam hayat küser.Zaten çok iyi anlaşmadığımız ortada küstürmek büyük hata olur.
Küçük bir heycanla başlar herşey onu görünce gözleriniz daha çok acılır sebebsiz yere kalbinizin hızlı attığını hissedersiniz dudaklarınız kurur bir tek kelime bile edemezsiniz işte bunları hayatınızda bir kez olsun hissettiyseniz sizde Aşk nedir biraz olsun biliyorsunuz demektir.Hiç olmayacak kişilerle hayallere dalmak sonra pişmanlığınızla kendi kendinizi dram filmlerini izleyip ağlarken bulursunuz koltuğunuzda fakat birde bu aşkın diyer yüzü var karşılıklı umutlu bir aşk işte o zaman daha çok anılarınız sahne alır hayallerinizden çok duygularınız hayat bulur bir dokunuşla bir cümleyle ve kalbinizin atışları bu kez huzura ve mutluluğa izin verir hiç bitmeyecek bir hikaye başlar sizin için her hikayede olduğu gibi bazen hüzünlü bazen sevinçli devam eder sonu mutlu biter demek çok isterdim fakat bu hikayede herşey çok acımasız yaşanır sevinçiniz de üzüntünüzde çok derinlerde hissedersiniz işte bu nedendir ki milyonlarca şarkının,filmin,sanatın kısacası hayatımızın her dakik...
Yorumlar
Yorum Gönder