Ana içeriğe atla

Bugün bir şarkıya takıldım

 Bugün yorgunluğumun tüm suçlusu olan hayata tutunma ve hayallerime kızgınken radyoda çalan bir şarkı uzun bir zamandır hissetmediğim bir huzur hissettirdi bana.Öyle sade,sıradan basit melodileri vardı solo bir gitar arada bir piyano sesi....sade bir o kadar anlamlı sözleri; ''karanlıkda gölgeler avlıyorum'' diyordu şarkı.O kadar anlamlı geldi ki hayatla karşılaştırınca hergün birşeyler yakalamaya çalışıyoruz hayatla ilgili zamanı mesela işe vaktinde gitmek,yemeği zamanında hazırlamak,spora 1 saat ayırmak,hayallerin için doğru yer ve kişiyi bulmak,çalışmak ilerlemek yürümek...Tüm bunlar aslında bir avlanmak gibi hissettim.Şarkıda bahsettiği gibi karanlıktayız ne olacağını bilmeden sadece ilerlemeye çalışıyoruz.Aynı zamanda şarkı huzuru verirken diğer yandan bir hüzün hissettiriyordu bana,nereye gidiyor olduğumla ilgili,nasıl nerede devam etmem gerektiğini kimlerle yolda yürümek istediğimi yada istemediğimi etrafımdakileri sorgulamaya başladım yaşadıklarımı ne kadar sahteyim onlar bana ne kadar gerçekci ?yeteri kadar sevgi paylaşabiliyor muyum bunu hissedebiliyor muyum bu soruyu sorabildim fakat cevabından emin olamadım boş bırakamadım kafamdaki soruyu geçiştiremedim sevgiyi paylaşmaya hazır mıyım yada paylaşa biliyor muyum peki ya sevgiyi yaşıyor muyum bilemiyorum.Dengesiz umutsuz gelebilir yazdıklarım aslında sadece sorguluyor,eleştiriyorum.En önemli özelliğimizi kullanıyorum düşünüyorum.Şarkının hiç bir sevgi kaygısı yok ama sadece karanlıkda gölge avlıyor ve kaybettiği yolunu bulmaya çalışıyor sevgiden bahsedemiyor,aşkdan yalnızlıkdan sadece umutsuzca gölge avlıyor...Peki ben ? sen ? O ? biz ne avlıyoruz ne yaşıyor yaşatıyoruz ? neyse yine fazla soru sordum neyse ben şimdilik susayım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vaktin varken SEV

Vaktin varken sev, Korkma duygularından sadece yaklaş Yargılama kendini aynalarda sadece inan Kalbin varken hisset sıcaklığını saflaş biraz Çiceklerden yol yap sevgine ve sakın geri dönme Vaktin varken sev, Bir tekrarı daha olmayacak çünkü Bak bir kelebek daha öldü Bu kez kalbinin götürdüğü yere git. Sorma sorgulama sadece git. Vaktin varken sev Koru sımsıkı sar aşkı kaybetme sakın Vedalar acıtsada,korkma ağlamaktan Hadi yaklaş şimdi başlıyor aşk......

Egomuzu Besleme İhtiyaçı

Neden sürekli birileri tarafından övgüler almak isteriz ki Bu neyi ispatlar ? Kimse kendi kendine kim olduğunun farkında değil mi ? Yoksa herkes kendi gerçeği arkasında hayalindeki o kişi gibimi yaşamaya çalışıyor Sanırım kendimizi sevmememizden kaynaklanıyor olabilir. Sırf övünmek yada farklı üşündüğümü belirtmek için söylemiyorum ama ben kendi yeteneklerimle ilgili övgü almaktan yada kendi yeteneklerimiz eşsiz benzersiz göstermekten hoşlanmam ve hiç bir zamanda bunu yapmamaya çalışırım.Ego beslemek gereksiz tehlikeli bir şey gibi geliyor bana her zaman.Fakat şunun farkındayım ki genel olarak insan övülmeyi ister o birşekilde bir ihtiyaçtır.Sürekli birilerine kendimizi ispatlamak için uğraşırız nedensiz ve amaçsız birşekilde.Bunun en büyük sebebi bence toplumumuzun bakış açısında Herkes kuşkusuz bu durumu yaşamıştır.Lise son sınafa gelindiğinde herkes hayalindeki mesleği söylediğinde yakın çevremiz ve hocalarımızda dahil Doktorluk tercih edenler sanki yerçekimini yeniden bul...

Yalnızlık Değil Derdim

Yalnızlık hiçbir zaman derdim olmadı. Sizin 'yalnızlık' diye tanımladığınız şey, benim için kendimi dinlemektir. Esas yalnızlık, kimseyle sevgi paylaşamamaktır; sizi dinleyecek, anlayacak, kahvenize eşlik edecek birinin hayatınızda olmamasıdır. Bu büyük bir yalnızlık olurdu ve inanılmaz çekilmez bir hayat olurdu. Esas sorun, sevgisizlikten gelmektedir. İnsanların duvarlarından, buz kesmiş kalplerinden. Herkes mi bu kadar kötü olur? Çoğunluk evet. Unutmamalıyım ki muhtemelen ben de bir başkası için "kötü" biriyim. Burada görecelik devreye giriyor ama esas konumuza dönersek; yalnızlık değil derdim. Sevgisizlik, en büyük korkum; sevgisiz kalmak ne büyük bir acıdır. Susuz kalmış bir ağaç gibi hissedersiniz, çaresizce yağmuru beklersiniz. Paylaşmayı bilmemek, aslında en büyük sorun. Birbirimizle olan iletişim, en büyük nedeni... En büyük hediye, aşık olmaktır bu yaşamda. En derinliklerinize kadar hissettiğiniz o korkunç his, ah, ne hoştur... Ne geldiği, ne de gittiği zaman...